90 yıllık tarihin en önemli seçimi yapılırken, YSK 2.5 milyon oyu ilgilendiren bir karar alıyor.
Tamamen kendi kanununa aykırı olan bu kararla Milli İrade ve seçimin meşruluğunu sorgulatır hale geliyor.

Oylar açık açık kullanılıyor, sayımlar meçhul!

En son 'Açık oy, gizli sayım' iddiası, İnönü dönemi için söyleniyordu. Hadi vardı diyelim.
Faşist yönetim ve Diktatörlerin egemen olduğu 1940'lar dünyasında.
Kadınların seçmen bile olamadığı bir dünyada, istese ülkeyi ölene kadar yönetebilecek bir adamın tek partili sistemden çok partili sisteme geçmeyi tercih ettiği bir döneme eleştiriydi bu hemde.

Şimdi Yıl 2017.
Tekrar 'Açık oy, gizli sayım'.
Kanun tanımazlık.
Sadece ben yönetirim anlayışı.
YSK vermiş olduğu bu kararlarla, belkide sandıktan çıkacak EVET'i bile kirletmiştir.
Belki de HAYIR'ı çalarak YSK darbesi yapmıştır.

Bu seçim, 2014 Ankara yerel seçimlerinden sonra tarihe geçen 2. Demokrasi ve milli irade utancıdır.

AKP, YSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki vesayetini kullanarak seçimi bu şekilde tescil ettirebilir.
Fakat bu AKP'ye olan güveni artırır mı? Hayır.
Aksine AKP'nin bundan sonraki tüm seçimlerinin meşruluğunu tartışmalı hale getirir.

Eğer AKP, gerçekten Evet çıktığına inanıyor ve Milli iradeye güveniyorduysa; YSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki vesayetini kullanmadan seçimlerin yenilenmesine izin vermeliydi.
Yeniden yapılacak olan seçimi kazanırsa, herkes dut yemiş Bülbüle dönerdi.
Toplumda 'izin vermediğine göre, kazanamadı' algısının oluşmasına yol vermiştir.

AKP kullandığı bu vesayetle, kendine zarar verdiğinin farkında değil.

Çünkü; bugün % 3-5 oy kanunsuzluğuyla kazanabileceği iradeyi, vesayet baskısıyla tepkiye dönüştürerek % 10 kanunsuzlukla bile kazanamayacağıni potansiyele dönüştüyor.

Statüko koltukları sağlam tutabilir fakat Halktan koparır.
Siyasi tarihimiz bunun örnekleriyle dolu.

Selam ve Sevgilerle